Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for Şubat 2016

 

Haydar (Pirsultan)

Pirsultan Abdal

“Pirsultan yaşıyor mu oğlum” sorusuyla annem ile göz göze kaldık, yıl 1979’da okuldan derslerden sersem dönmüş eve girerken. Ani sorusuyla afalladığımı, suratımın karmakarışıklığından ne diyeceğimi bilemezliğimden anlayan annem, sorusunu biraz da çaresiz tekrarladı: “Pirsultan yaşıyor mu oğlum”

Her şiiri ve her dizesinde büyük Ali sevgisi, Ali’yi dilinden gönlünden düşürmeyişi ile bütün ehlibeytseverlerin kalblerinin ebedi dostluğunu kazanmış bu büyük “Ali dostunu”, evlerde cemlerde pîrlerden rayberlerden duyduğu “şah şah şah” diye şiirlerini bitiren bu büyük şairin yaşadığına içinden kendini o kadar inandırmış olacak ki annem, “Anne o yaşamıyor. 16. Yüzyılda yaşamış, sonra Sivas’ta Hızır Paşa adlı bir Paşa tarafında astırılmış” dememe inanmadı, “Ama” dedi, “Hergün radyoda türküleri çalınıyor?!” (daha&helliip;)

Reklamlar

Read Full Post »

 

 

Şair Behçet Necatigil

Behçet Necatigil

Behçet Necatigil, 28 Temmuz 1970’de Yeni Gazete’de kendisiyle yapılan bir söyleşide can acıtıcı, can acıtıcı olduğu kadar da biraz bir çekingen bir cümle kurar. Der ki: “Geşmişin büyüklüğünü savunuyorum. İlle de bunları konuşmalarla tahkim mi edeyim. Kendi anadilimden kopmuşluğa, yabancılaşmaya bir tepkidir bu.” Aslında hem üniversitede bir hoca olarak hem şair olarak kurduğu yoğun hüzünlü bir cümle, bana çekingen gelmesindeki sebeb, ağzından çıktığı haliyle kalması, yani ne önceden bu cümle için bir hazırlık vardır ne de sonradan gelen cümlenin ileri sürdüğü bu düşünceyle bir bağlantısı. (daha&helliip;)

Read Full Post »