Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘1’ Category

Gül Ustaları

 

Ali Asker Barut, Gül Ustaları

Ali Asker Barut, Gül Ustaları

Reklamlar

Read Full Post »

Esmer bir gülümseme olarak kaldım başucunda…

 

 

Ali Asker Barut ve küçük İskender birlikte görülüyor.

Utangaç Puhu

 

“Kadehinde ay yakamozları

Tek söz etmeden vedalaşır geceyle

 

Yarısı kırık bir düğme gibi asi

İktidar takmamış  dudaklarında hüzün”

./..

Ali Asker Barut

 

Read Full Post »

 

Çiçeklerden içimize çektiğimiz

Erimiş kurşun

Daha güz gelmeden sararıyor

Ağaçlarda yaprak

Eski tadı yok soframızda

Meyvanın, sebzenin

(daha&helliip;)

Read Full Post »

 

Ali Asker Barut

dalgın oldum yaşta yağmurda geyiklerde

ne yaz ne kış unuttum seni

 

elimde kalem elimde deftere yazar

ne yaz ne kış unuttum seni (daha&helliip;)

Read Full Post »

 

Kimse ile kavga etmeden kimse ile küsmeden

Sadece kendi şiirini çalışmış bir şair

 

Refik Durbaş: Şiirin namuslu bir yüreği

1984’te Abdülkadir Bulut’un cesaretlendirmesi ile koltuğumda şiir dolu bir dosya ile girdiğim Boyacı Ahmet Sokağı’ndaki Yeni Türkü Şiir Yayınları’ndan başlayarak, Cağaloğlu  yokuşu, Cumhuriyet Gazetesi, Etap’taki kitap fuarları, yayınevleri derken aslında ne çok karşılaşmışım Refik Durbaş ile. Ne çok bakmışız, ne çok konuşmamış ama hep sevgiyle hep anlayarak ve severek ne çok geçmişiz yan yana birbirimizi. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Yüzüm Bir Kentin Anı Defteri

“Artık hayal üretmeyen” bir şehrin şiirinin şairlerle tutulmuş günlüğü

Şair-yazar  Ali Asker Barut’un Yüzüm Bir Kentin Anı Defteri adlı anı ve yazılardan oluşan kitabı Edebiyat Ortamı Yayınları’ndan çıktı. Birinci basımı 2015 yılında Frankfurt kentinde Simmar Yayınevi tarafından sınırlı sayıda yapılan kitabın genişletilmiş ikinci baskısı 2018 yılında yapılarak tekrar okurla buluşturuldu.

Şair Arif Ay yönetimindeki Edebiyat Ortamı Yayınları tarafından basılan kitap “Artık hayal üretmeyen bir şehrin şiirinin şairlerle tutulmuş günlüğü” olarak değerlendiriliyor.

 

 

 

(daha&helliip;)

Read Full Post »

YA DA AH Kİ “BU TAHTAYA O KARA SAKAL YAKIŞMIYOR”

 

                                                          İlhami Çiçek için ağır bir ağıt

                                                         Göğe ekilen bütün gencölenlere

 

İlhami Çiçek:  Bir gamevinden çıkıp bir şiir bahçesine yürüdü

Bazı ölümlere, gencölmelere dili dönmez insanın. Bazı ölümler karşısında bütün büyük büyük kelimeler kifayetsiz kalır! Gökyüzü de yeryüzü de ikisi arasında bir büyük yalnızlıkla bir büyük çığlık olarak kopan insan da lâl olur bu erken, bu gencölmelerle. Bazı ölümler ki… Ah! Öyle çok erkendir ki…

Öldüğünde kırk iki yaşında olan oğlu Şeyh Gâlib’i kolları arasına alarak bir tahtaya, teneşire babası Mustafa Reşîd Efendi’nin uzatırken dediği gibidir:  “Ah oğul, bu tahtaya o kara sakal yakışmıyor!” Ölüm en çok bir genç insanda yadırganır, en çok bir gencin yüzüne yakışmaz ölüm. O kadar gençtir ki o kadar hayatının daha başında, o kadar daha baharındadır ki yadırganır o ölüm o gençliğe, o genç yüze.

Erken ölen genç giden bir şair ise arkasından kopan bir büyük “Ah”tır,  arkasından bir büyük “Ah”tır dünyaya bize kalan şiirleri! (daha&helliip;)

Read Full Post »

Older Posts »