Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘SON YAZILAR,’ Category


Ve her çocuğun temiz kalp defterlerinde Ali lirik bir şiirdir

Sezai Karakoç

Nadir şiirler takar bizi peşine. Çok ama nadir şiirler. Peşine düşüp gittiğim böyle bir büyük şiir vardır. Masalsı havası ve kelimeleri ile çarpıldım daha ilk anda, ilk okuyuşta. Daha ilk anda borçlandım o şiire ruhumu. Tozdan topraktan ruhumu çıkardığı için, tozu toprağı aralayıp hakikat defterini önüme koyup açtığı için. Ruhu yücelten havası, destansı ses ve atmosferi, büyük ve samimi söylemi ile büyülenip peşine düşüp gittiğim bu bir büyük şiir “Çocukluğumuz” şiiridir. En çok da içimdeki Ali sevgisine denk düşmesinden, en çok da Ali sevgisini ruhumda tazeleyip yücelttiği için. Eskileri hatıra getirip eskileri hatırlattığı için. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Sevgili Enver güle güle

Güle güle güzel arkadaşım

 

Şair-yayımcı Enver Ercan

Söze nerden gireyim bilemedim

Şimdi, şu an öğrendim daha demin

Sevgili Enver Ercan, hayatını kaybetmiş…

Bir arkadaşın, bir dostun ölüm haberinin büyük bir üzüntüsü içindeyim

(daha&helliip;)

Read Full Post »

YA DA GİZLİ GİDEN BİR YOLUN DELİLİ TESLİM ABDAL

 

1970’lerde iş ekmek için sakallarını tıraş etmek mecburiyetinde bırakılan

Ve hane içinde eşlerinden ve çocuklarından gözlerini kaçırarak mahcup gezen eski pîr ve rayberlere

 

“Ya ben öleyim mi söylemeyince”

Yunus Emre

 

“Bâkiy Hudâ rızâsı”

kalan ancak Allah rızâsıdır

Şeyh Gâlib

 

Ahmet Saltuk

Ahmet Saltuk Dede

Bir yolu bir geleneği yürüyüp bu coğrafyaya bu topraklara bu büyük medeniyete bir görgü ve terbiye kazandıran cümlesinden, omuzlarında gam ve derd yükü ile  geçtikleri dünyaya bir tavır, olgun ve ağırbaşlı bir duruş katanlardan, nefes verip nefes aldıkları bütün canlı ve cansız varlıklar arasında  bu doğadan, yeryüzünden, gökyüzünden renklerine karıştırdıkları ve o büyük yeni rengi sonradan gelen kuşaklara, biz evladlara, torunlara bir huy bir örf, adet, bir görgü ve terbiye olarak ruhumuza, yüzümüze, ağlamamıza, gülmemize, hüzün ve kederimize bir renk olarak  çalan gelmiş geçmiş yerin ve göğün bütün gerçekleri ve erenlerinden, pîrlerden, rayberlerden, dervişlerden Seyyid Nesîmi’den, Şah Hatayi’den, Pirsultan Abdal’dan, Kul Himmet’ten, Yunus’tan, Karacaoğlan Dede’den, Şeyh Galib’ten, Fuzûli’den, Mevlana’dan ve Mevlana’nın “hep külâhlar giyinmiş bir bölük halk”ından,  Anadolu’ya “Gel ha gönül havalanma/Engin ol gönül engin” diyerek insan olmanın baş öğüdünü veren bir iç disiplincisi bir gönül üstadı Teslim Abdal’dan, Dadaloğlu’ndan, bunlardan yola çıkarak bütün bir büyük geçmişi ve medeniyeti sesleri ile bize hatırlatan Ruhi Su’dan, Muharrem Ertaş’tan, aldığı Anadolu terbiyesi gereği babasının ayaklarının altına gömülmesini vasiyet eden oğul Neşet Ertaş’tan,  Aşık Veysel’den, Berçenekli Aşık Mahzuni’den, Feyzullah Çınar’dan, Ahmet Aslan’dan, Mikail Aslan’dan, Aynur’dan, bu büyük birikimi şiir sanatlarının terbiye ve görgüsüne katan Fazıl Hüsnü Dağlarca, Nâzım Hikmet, Necip Fazıl Kısakürek, Sezai Karakoç, Orhan Veli, Ahmed Arif, Cemal Süreya, Edip Cansever, Turgut Uyar,  Hilmi Yavuz, Behçet Necatigil, Cahit Zarifoğlu, Arif Ay ve Haydar Ergülen’den Allah râzı olsun.

(daha&helliip;)

Read Full Post »

 

DÜNYANIN GAMINDAN KEDERİNDEN YÜRÜMÜŞ GELMİŞ BİR ŞAİR

YA DA YERYÜZÜNDE OLMANIN BÜYÜK ACISI BÜYÜK AĞRISI İLE AĞRIMAK

 

Şair Arif Ay

“ben şairim” 

Bir dize ile yürüyorum son günlerde. Bir dize ile duruyorum, bir dize ile bakıyorum, bir dize ile dalıyorum. Gökkubbe altında koparılmış bir acı çığlıkla, bir vicdan çığlığı ile sarsılıyorum. İçimdeki eski bir çığlık ile altında durduğumuz bu gökkubbe altında bu çığlığın içinde kalıyorum. Gözyaşlarına boğulmuş, çaresizliğe gömülmüş, elinden hiçbirşey gelmeyen bir dünyayı seyrediyorum, seyrediyoruz hep birlikte… Şiirin, sözün sonundayım. Tüylerim diken diken, kalbim parça parça… her bir kelimesi ile. Odadan çıkıyorum.

(daha&helliip;)

Read Full Post »

Ahmet Kaya

Ahmet Kaya: Şarkıları Paris’e saçıldı

Sıraselviler’de müzik enstrümanlarının satıldığı birkaç müzik dükkanının yan yana sıralandığı bir pasajın giriş katı, o zamanlar (1983-1984’ler) sıklıkla, adı sadece “Ahmet” olan esmer bir besteci-yorumcuyu ağırlar. “Ahmet” ile “Tevfik Işıktimur” iyi iki arkadaştırlar. Bazen fikirleri uyuşmaz, tartışırlar da. (daha&helliip;)

Read Full Post »

 

 

Şeyh en Nemr: Bir asılmış bir mağlub

Şeyh en Nemr: Bir asılmış bir mağlub

Uzak bir coğrafyanın çok uzak bir kentinde başı kesilerek öldürülen birinin ölümü, dilini bilmememe, yüzünü tanımamama, sesini işitmememe rağmen neden bu kadar tanıdık, bu kadar yakın düştü bana, neden içimi sarstı, ölümü, ruhumu, yakın bir arkadaşını, bir kalb dostunu, bir yol heveskârı rayberini, bir yol erbabı güzel yüzlü pîrîni kaybetmişim gibi neden büyük bir yalnızlığın, büyük bir ıssızlığın ortasında yankılarla bıraktı bu gökkatının altında?

(daha&helliip;)

Read Full Post »

Şair Servet Gündoğdu

Şair Servet Gündoğdu

Kendi döneminden önceki şiiri de şairleri de bilen bir bilgi ve görgü birikimine sahip bir şairdir Servet Gündoğdu. Kendinden önceki bütün değerlere sadece büyük özeni ve saygısı değil aynı zamanda o değerleri taşıyanları „bir değer öncüleri“ olarak kendisine örnek alma ve o değerleri ileri taşıma sorumluluğunu genç omuzları üzerinde gönüllü taşıması sebebiyle gönlün alkışını hakeder fazlasıyla. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Older Posts »