Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘Cemal Süreya,’

Siz bizim acılarımızı gördünüz

Siz bizim acılarımızı anladınız

Ben size teşekkür ederim Necip Fazıl,

ali asker barut

Ben bu mektubu daha önce de hayal ettim, daha önce de içimden defalarca yazdım size sevgili, kıymetli şair. Ben bu mektubu sizin 1950’lerde kaleme alıp yayımladığınız ve her biri nazarımda bugüne, bugünün vicdan ve merhamet sahiplerine yazılmış ve içinde  ”Ovacık Kaymakamlığından ayrıldıktan bir saat sonra jandarmalara öldürtülen ve koynundaki 6 bin lira da iki alakalı idare amiri arasında taksim edilen Hozat’ın Karaca köyünden Cafer oğlu Kasım”, ‘Şekspir’in hayaline bile taş çıkartacak, bir vaka” dediğiniz “Süngülenerek öldürülmüş annesinin rahminden düşerken başka kadınların görüp çıkarttığı ve daha anne karnındayken devletten aldığı süngünün yarasını hayat boyu bir derin iz olarak topuğunda taşıyacak olan Besi bebeğin”  ve “Öğretmen olarak Trakya`ya gönderilmiş, orada evlenerek 3 çocuk sahibi olmuş Hozat`ın Dolantanır köyünden Veli isimli gencin, tatilini geçirmek üzere geldiği erkekli ve kadınlı, çocuklu ve ihtiyarlı doğranmış köyünde kendisi, karısı ve çocuklaryla aynı akıbete uğrayarak cesetlerinin yakılması” ile “Mazgirt Tersemek nahiyesinin deresinde 20 çocuğu öldürme emrini yerine getirmeye hiçbir görevli yanaşmayınca en kara yüzlü çingenelerden daha karanlık suratlı bir adam bulunarak  dere içinde titreşe titreşe bekleyen işi bitirilen 20 mâsumun” hikayelerinin olduğu mektup olan yazılarınıza teşekkür etmek için kaleme alıyorum. Teşekkür ediyorum çünkü çocukluğumda dedemin ve nenemin daha sonra anne ve babamın “Kırılan bir camın parçaları gibi dağınık” anlattıklarından dinlediklerim ile sizden okuduklarım birbirini tamamladı, yarısı yırtık bir resmin diğer  yırtık bir yarısını bana verdiniz. (devamını oku…)

Read Full Post »

11.07.2011

sezai karakoç

Sezai Karakoç: yüzü Hz. Hızır

Hafızamda Zamana Adanmış Sözler, elimde Monna Rosa şiirleri Nuruosmaniye Caddesi Derin Han’ın birinci katındaki kapı önünde durdum.Saat 5’i az geçiyordu. Dedim bu buluşma bir tesadüf değil, bu buluşma vakti gelmiş bir kader, kaderimin içinde. Öyle çaldım zili. Kapı açıldı ve durduğum yere kadar taşmayan gün ışığında belirdi şairin Hazreti Hızıra benzeyen yüzü: (devamını oku…)

Read Full Post »

2008 Frankfurt Kitap Fuarı ya da

şairler neyi temsil etti

Türkiye, bu yıl Frankfurt Kitap Fuarı’nın konuk ülkesi olması-

küçük iskender, ali asker barut, nevzat çelik

na rağmen düzenlediği etkinliklerinin büyük bölümü fuar alanının dışında. Herkesin ağzında en çok bu eleştiri var. İskender’lerin kaldıkları otel gibi okuma yapacakları yer de fuarın çok uzağında. Okuma Bornheim’da kabaretist Şinasi Dikmen’in Die Käs adlı tiyatrosunda. (devamını oku…)

Read Full Post »

“Okulda öğrendiğim tek şey hayata karşı mağlup olduğumdur!”

“Bana hayatı öğrenmem için okula gitmem gerektiği söylendi. Böylece ileride daha güzel bir yaşam sürecektim. Ama markalı bir araba, büyük bir ev, en güzel kadın insana ne getirebilir. Sonuçta her şey göt kadar değerli. OKULDA ÖĞRENDİĞİM TEK ŞEY HAYATA KARŞI MAĞLUP OLDUĞUMDUR.” (devamını oku…)

Read Full Post »

Şiir geldi, şiirsizliğe dayandı

Yaşar Miraç’ın öncülüğünde 1980’lerde kurulan ve ilk yapıtları parasızlıktan hastanelerden toplanan röntgen filmi kağıtlarına basarak ((büyük yayınevlerine, holdingleşen medya patronlarına en anlamlı meydan okuma olarak) yayın dünyasında bir ilki de gerçekleştiren Yeni Türkü Yayınları, “İlk Yapıtlar” dizisiyle Türk şiirine önemli şairler kazandırdı: Barış Pirhasan, Yaşar Miraç, Hüseyin Ferhad, Haydar Ergülen, Muzaffer Özdemir, Adnan Özer, Adnan Azar, Ahmet Erhan, Turgay Fişekçi, Suat Vardal.

Bugün, şiire yön veren, söyledikleriyle şiir tartışmaları açan Türk şiirinin önemli isimleri durumunda her biri. (devamını oku…)

Read Full Post »

Yurdundan Kovulmuş İnsanın Şiiri

Arthur Rimbaud. Şiiri, içindekileri kusar gibi yazdı bu kasabalı çocuk. 21 yaşında şiiri bırakarak, zengin olmak hayali ve hırsıyla, Afrika’daki Fransız sömürgelerinde köle ticareti yapmaya başladı. Zengin olmak hayaliyle yanıp tutuşan Arthur, en büyük kötülüğü ise, şair Rimbaud’a yapmıştır. 21 yaşından sonra ne bir daha tek bir dize, ne bir daha tek bir satır. İnanılması güç! İntihar gibi. (devamını oku…)

Read Full Post »

Kadıköy Ermeni Kilisesi’nden bir güvercin havalanıyor havaya. Bahariye’ye çıkan yokuşu tırmanıyorum. Geride, Kadıköy İskelesi’ne akşam vapuru yaklaşıyor. İskelenin üstünü dolduran martılardan çıkarıyorum. Cemal Süreya o vapurdan mı inerdi bu (bir) vakitler Kadıköy’e.

Bahariye’nin orta yerine getirip bırakıyor beni, girdiğim dar sokak. Karşımdaki bahçe duvarının üstüne özenle dizilmiş kitaplara takılıyor gözüm. Hepsinin üstünde aynı imza: Nurullah Can. “İnsanlara Doğru”. (devamını oku…)

Read Full Post »



Turgay Fişekçi - Ali Asker Barut

Turgay Fişekçi-Ali Asker Barut

Şairlerin en çok sevdikleri yemekler diye bir liste yapıldı mı, hiç bilmiyorum. Bildiğim, Orhan Veli’nin özleyecek kadar salatayı çok sevdiği. Oktay Rifat’ın yemek yapmaktaki ustalığını Cevat Çapan’dan dinlemiştim. Yemek yapmak için mutfağı kimseye bırakmazmış.

Şairlerin en çok sevdikleri yemekler listesini yapmak için eşlerine de başvurulabilir. Akşam yemeğinde ne yerdi Edip Cansever? Metin Eloğlu bakkalın yolunu tutarken, aklında, kimbilir hangi yemeğin malzemeleri vardı? (devamını oku…)

Read Full Post »

« Newer Posts - Older Posts »