Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘Dersim,’

2 Haziran 2013.

Ali İsmail Korkmaz

Ali İsmail Korkmaz

Ali İsmail. 19 yaşında bir genç, bir kuzu daha. Bir kardeş, bir oğul, bir sevgili yaşında. Eskişehir’de 2013’te Taksim Gezi Parkı protestosunda içleri büyük bir öfkeyle dolu polisler tarafından arka sokaklara doğru nefes nefese kovalandı, kovalandı, kovalandı.

(daha&helliip;)

Reklamlar

Read Full Post »

Kavafis

Şairin 1882 ile 1885 yılları arasında annesi ile birlikte yaşadığı İstanbul/Yeniköy.

Kavafis’in Türkçeye çevrilmiş kitabına bakınca ayırdına varamazsınız hemen. Çünkü o başlığı çeviri sanırsınız. Ancak orjinal dili Yunancası’na, ya da İngilizce ya da benim gibi Almancası’na bakarsanız o başlığın çeviri olmadığını, şairi tarafından şiire konulmuş bir Türkçe başlık olduğunu görürsünüz ve şaşırırsınız. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Şair Haydar Ergülen-Ali Asker Barut

Ali Asker Barut ile Haydar Ergülen. Frankfurt Halkevi, Cumartesi, 21 Haziran 2014.

Elma, portakal mektupları göndermiş elma portakal mektupları almış “eski bir şair” olarak en büyük arzum oturup Narın şairine Nar Alfabesi ile yazılmış bir mektupla dökmekti taneleri kırık yerinden dökülen kırık bir nar olan içimi. Nar Alfabesini iyice sökemediğimden oturup bildiğim elma portakal alfabesiyle yazdım: Ben elma portakal alfabesiyle yazdım ya sen Nar Alfabesi ile oku mektubumu. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Siz bizim acılarımızı gördünüz

Siz bizim acılarımızı anladınız

Ben size teşekkür ederim Necip Fazıl,

ali asker barut

Ben bu mektubu daha önce de hayal ettim, daha önce de içimden defalarca yazdım size sevgili, kıymetli şair. Ben bu mektubu sizin 1950’lerde kaleme alıp yayımladığınız ve her biri nazarımda bugüne, bugünün vicdan ve merhamet sahiplerine yazılmış ve içinde  ”Ovacık Kaymakamlığından ayrıldıktan bir saat sonra jandarmalara öldürtülen ve koynundaki 6 bin lira da iki alakalı idare amiri arasında taksim edilen Hozat’ın Karaca köyünden Cafer oğlu Kasım”, ‘Şekspir’in hayaline bile taş çıkartacak, bir vaka” dediğiniz “Süngülenerek öldürülmüş annesinin rahminden düşerken başka kadınların görüp çıkarttığı ve daha anne karnındayken devletten aldığı süngünün yarasını hayat boyu bir derin iz olarak topuğunda taşıyacak olan Besi bebeğin”  ve “Öğretmen olarak Trakya`ya gönderilmiş, orada evlenerek 3 çocuk sahibi olmuş Hozat`ın Dolantanır köyünden Veli isimli gencin, tatilini geçirmek üzere geldiği erkekli ve kadınlı, çocuklu ve ihtiyarlı doğranmış köyünde kendisi, karısı ve çocuklaryla aynı akıbete uğrayarak cesetlerinin yakılması” ile “Mazgirt Tersemek nahiyesinin deresinde 20 çocuğu öldürme emrini yerine getirmeye hiçbir görevli yanaşmayınca en kara yüzlü çingenelerden daha karanlık suratlı bir adam bulunarak  dere içinde titreşe titreşe bekleyen işi bitirilen 20 mâsumun” hikayelerinin olduğu mektup olan yazılarınıza teşekkür etmek için kaleme alıyorum. Teşekkür ediyorum çünkü çocukluğumda dedemin ve nenemin daha sonra anne ve babamın “Kırılan bir camın parçaları gibi dağınık” anlattıklarından dinlediklerim ile sizden okuduklarım birbirini tamamladı, yarısı yırtık bir resmin diğer  yırtık bir yarısını bana verdiniz. (daha&helliip;)

Read Full Post »