Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘SON YAZILAR,’

Esmer bir gülümseme olarak kaldım başucunda…

 

 

Ali Asker Barut ve küçük İskender birlikte görülüyor.

Utangaç Puhu

 

“Kadehinde ay yakamozları

Tek söz etmeden vedalaşır geceyle

 

Yarısı kırık bir düğme gibi asi

İktidar takmamış  dudaklarında hüzün”

./..

Ali Asker Barut

 

Reklamlar

Read Full Post »

Veya izleri sabaha doğru birbirine çıkmış çakışık iki rüya

 

Şair Hüseyin Alemdar

Şair Hüseyin Alemdar
Fotoğraf: Ali Asker Barut

 

Yerin ve göğün bütün gerçekleri için

Gökkubbedeki bir büyük yalnızlığın yankısı içinde kalanlara

 

 

Ara ara yazarım ben Yüzüm Bir Kentin Anı Defteri’ne. Ne zaman açsam bu defteri ani bir çağrışım ile aklıma gelen bir ölüyü gömme töreninde, bir çocuğun sünnetinde indirilen Muhammed’in Külü töreninde, bir doğumda, bir kız istemede, bir söz bir nişan toplantısında, Cemlerde, On İki İmamlar, Hızır günlerinde kendi talibleri ile bir araya gelen pîrlerin ve rayberlerin Hak, Muhammed ve Ali adına ceplerinden çıkarıp açılan defterleri olur. Bir yol defteridir pîrlerin rayberlerin (Ben dualar ile karşılanan sabah ve akşamlardan, ışığını yeryüzüne yeni atmış güneş, ay ve milyon yıldızların önünde saygılı duruşlarından, yanında hasta çocuğu elinde külün altından yeni çıkardığı sıcak kömbesi ile büyük bir taşın önünde pîri ile karşılaşan ve bu karşılaşmadan duygudan kalbi taşan talibin temiz kalp ve niyetinden, bir elinde havlu tutan eline su döken çocuğun yüzüne okunan sabahın en erken dualarından, haneye girmeden önce öpülen kapının girişi ve dualarla geçilen duvarlardan, uzak talibler uzak sevdikleri dostlar için kalplerinden ve ağızlarından eksik etmedikleri iyi söz ve dileklerden bir tanık olarak geçtim yanlarından)  ceplerinden çıkardıkları bu defterler. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Nurunu Aşka Nar Etmiş Şiirde Bir Dimdik

Veya Bir Asır Ötemizden Kopartılmış Acı Bir Çağ Ağıdı Olarak Seyrani

      

Bir halkın gönlüne “meyman” olmuş, geçmişin bütün büyük eski ozanlarına

bize kadar sürenler ile sürüp gelen bir büyük yola saygı ile

 

Seyrani

Bir halkın bir hazin kaderidir böyle büyük dertli olmak, böyle büyük gamlı olmak. Bir halkın kaderi bu topraklarda daha doğarken yazılıdır alınlarına ve bu yazı ile anneler, babalar, evladlar doğarlar, bu yazı bu kader ve kederleri ile dururlar, üzerine doğdukları kendileri gibi dertli ve gamlı bu topraklar üzerinde. Bu yazıya büyük bir tevekkül ile boyun eğmek, bu yazıya başkaldırmamak korkularından, korkaklıktan değil, her şeye karşı gösterdikleri bir büyük sabırdan ve sonsuz bir tevekküldendir. Kaderlerine, hayatlarına en büyük başkaldırılarıdır bu büyük sabır ve tevekkül. İnançları, ellerini büyük bir samimiyet ve itikat ile üzerlerine bastıkları kitap, yaşadıkları doğa, milyon yıldızlar ile üzerlerinde dolu dönen büyük gökyüzü ve üzerinde çeşit çeşit insan, bitki, hayvan canlı cansız varlıklar ile huy ve koku ile bir olup muazzam bir şekil alan yeryüzü bunu söyler, bunu, bu sabrı fısıldar onlara. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Sevgili Enver güle güle

Güle güle güzel arkadaşım

 

Şair-yayımcı Enver Ercan

Söze nerden gireyim bilemedim

Şimdi, şu an öğrendim daha demin

Sevgili Enver Ercan, hayatını kaybetmiş…

Bir arkadaşın, bir dostun ölüm haberinin büyük bir üzüntüsü içindeyim

(daha&helliip;)

Read Full Post »

YA DA GİZLİ GİDEN BİR YOLUN DELİLİ TESLİM ABDAL

 

1970’lerde iş ekmek için sakallarını tıraş etmek mecburiyetinde bırakılan

Ve hane içinde eşlerinden ve çocuklarından gözlerini kaçırarak mahcup gezen eski pîr ve rayberlere

 

“Ya ben öleyim mi söylemeyince”

Yunus Emre

 

“Bâkiy Hudâ rızâsı”

kalan ancak Allah rızâsıdır

Şeyh Gâlib

 

Ahmet Saltuk

Ahmet Saltuk Dede

Bir yolu bir geleneği yürüyüp bu coğrafyaya bu topraklara bu büyük medeniyete bir görgü ve terbiye kazandıran cümlesinden, omuzlarında gam ve derd yükü ile  geçtikleri dünyaya bir tavır, olgun ve ağırbaşlı bir duruş katanlardan, nefes verip nefes aldıkları bütün canlı ve cansız varlıklar arasında  bu doğadan, yeryüzünden, gökyüzünden renklerine karıştırdıkları ve o büyük yeni rengi sonradan gelen kuşaklara, biz evladlara, torunlara bir huy bir örf, adet, bir görgü ve terbiye olarak ruhumuza, yüzümüze, ağlamamıza, gülmemize, hüzün ve kederimize bir renk olarak  çalan gelmiş geçmiş yerin ve göğün bütün gerçekleri ve erenlerinden, pîrlerden, rayberlerden, dervişlerden Seyyid Nesîmi’den, Şah Hatayi’den, Pirsultan Abdal’dan, Kul Himmet’ten, Yunus’tan, Karacaoğlan Dede’den, Şeyh Galib’ten, Fuzûli’den, Mevlana’dan ve Mevlana’nın “hep külâhlar giyinmiş bir bölük halk”ından,  Anadolu’ya “Gel ha gönül havalanma/Engin ol gönül engin” diyerek insan olmanın baş öğüdünü veren bir iç disiplincisi bir gönül üstadı Teslim Abdal’dan, Dadaloğlu’ndan, bunlardan yola çıkarak bütün bir büyük geçmişi ve medeniyeti sesleri ile bize hatırlatan Ruhi Su’dan, Muharrem Ertaş’tan, aldığı Anadolu terbiyesi gereği babasının ayaklarının altına gömülmesini vasiyet eden oğul Neşet Ertaş’tan,  Aşık Veysel’den, Berçenekli Aşık Mahzuni’den, Feyzullah Çınar’dan, Ahmet Aslan’dan, Mikail Aslan’dan, Aynur’dan, bu büyük birikimi şiir sanatlarının terbiye ve görgüsüne katan Fazıl Hüsnü Dağlarca, Nâzım Hikmet, Necip Fazıl Kısakürek, Sezai Karakoç, Orhan Veli, Ahmed Arif, Cemal Süreya, Edip Cansever, Turgut Uyar,  Hilmi Yavuz, Behçet Necatigil, Cahit Zarifoğlu, Arif Ay ve Haydar Ergülen’den Allah râzı olsun.

(daha&helliip;)

Read Full Post »

 

DÜNYANIN GAMINDAN KEDERİNDEN YÜRÜMÜŞ GELMİŞ BİR ŞAİR

YA DA YERYÜZÜNDE OLMANIN BÜYÜK ACISI BÜYÜK AĞRISI İLE AĞRIMAK

 

Şair Arif Ay

“ben şairim” 

Bir dize ile yürüyorum son günlerde. Bir dize ile duruyorum, bir dize ile bakıyorum, bir dize ile dalıyorum. Gökkubbe altında koparılmış bir acı çığlıkla, bir vicdan çığlığı ile sarsılıyorum. İçimdeki eski bir çığlık ile altında durduğumuz bu gökkubbe altında bu çığlığın içinde kalıyorum. Gözyaşlarına boğulmuş, çaresizliğe gömülmüş, elinden hiçbirşey gelmeyen bir dünyayı seyrediyorum, seyrediyoruz hep birlikte… Şiirin, sözün sonundayım. Tüylerim diken diken, kalbim parça parça… her bir kelimesi ile. Odadan çıkıyorum.

(daha&helliip;)

Read Full Post »

YA DA BİR DÜNYA ISSIZI BİR DÜNYA YAPAYALNIZI BİR ŞAİRİN

HAYALİ GÖNLÜME DÜŞMÜŞ PORTRESİ

 

Cemal

Cemal: Yüzü devamlı evsizlik

1938 Dersim harekâtı sonrası…

Tüfekli iki er nezaretinde

Ailesi bir kamyona doldurulduğunda altı yaşındadır Cemal.

Yüzü: Bir gecede evinden sokağından yurdundan edilmiş (olmuş) kadar bir anda kimsesiz

Yüzü: Bir daha içeri alınmamacasına evden dışarı atılmış, karanlığa fırlatılmış kadar bir anda dünya ıssızı dünya yapayalnızı.

Yüzü: Soyadının kırık Kürtçesi (daha&helliip;)

Read Full Post »

Older Posts »